İstanbul plastik ve estetik cerrahi merkezi
  Bulunduğunuz bölüm : Ana Sayfa > Cinsel Estetik > Vajinal Yenileme

Vajinal Yenileme

Yazan admin

Vajinal daraltma ya da vajinal yenileme yaş veya doğumlara bağlı olarak vajinanın gevşemesi sonucu oluşan estetik görünüm düzeltmeye ve cinsel ilişki hazzını artırmaya yönelik cerrahi bir uygulamadır.

Bu uygulama vajinanın dış üçte birini oluşturan orgazmik alan, iç ve dış dudaklar, vajina içinin genişliği ve perineal bölge denilen bu alandaki, pubis (vajina üstündeki bölge) ve bacak içlerindeki aşırı yağ birikmelerinin cerrahi olarak yeniden düzenlenmesini kapsamaktadır.

 

Vajinal daraltma

Gevşeme yapısal olarak veya  normal doğum sonrası oluşan travma sonucunda kadında alt genital bölgede bulunan kas ve yumuşak dokuların gevşeyip genişlemesi ve sarkmasıdır. Vajinal kaslar gevşer, normal gerginlik ve dirençleri azalır, vajinayı  kontrol ve destek fonksiyonları bozulur. Sonuç olarak vajina gevşer, iç, dış genişliği artar ve cinsel haz azalır. Duvarlardaki gevşeme aynı zamanda cinsel partner olan erkeğin duyacağı cinsel hazzı da azaltacaktır. Cerrahi olarak vajinal kanal daraltılmakta ve gevşemiş olan kas yapıları düzeltilmektedir.
 

Labialar (Dudaklar)

Vajinanın fonksiyonu dışında dış kısımlarını oluşturan labia majör ve labia minör denilen büyük (dış yandaki) ve küçük (iç yandaki) dudaklar ile pubis bölgesinin düzeltilmesi estetik amaçlıdır. Pek çok kadın labialarının büyük ve sarkık olmasından şikayet etmektedir. Cinsel fonksiyonları etkilemez ancak psikolojik olarak hasta mutlu olacağı için cinsel başarı ve haz artacaktır. Bu dudakların normalden büyük olduğu bazı durumlarda klitorisi örteceği için orgazmın gecikmesine ve hazzın azalmasına fonksiyonel olarak da neden olabilir.

Labiaların normalden küçük ve gevşek olduğunda yağ dokusu transferi ile bunlar normal, gergin ve daha genç görünüme kavuşmaktadır. Bu basit ve lokal anestezi ile yapılan günlük cerrahi girişimlerdir.  Bazen bacak içlerinde ve pubis denilen vajinanın üst bölümündeki alanlarda aşırı yağlanma olmaktadır. Bu durumda lokal anestezi ile basit liposuction ile düzeltilmektedir.

  

Labia Minör sarkması (Reduction Labioplasty)

Büyük ve sarkık iç  dudaklar (Labia Minör) dış dudakları  taşacak şekilde aşağı ve dışarı doğru asimetrik olarak taşarak estetik görüntüyü bozmakta hastaları rahatsız etmektedir. Pek çok kadın bunların dışarı sarkmasından rahatsızlık duymakta ve partnerlerine görünmek istememektedir. Ayrıca spor yaparken ve pantolon giyerken rahatsızlık vermektedir. Bu durum basit bir cerrahi işlem ile düzeltilmekte ve sarkık olan iç dudaklar yeniden normal görünümüne kavuşmaktadır.

 

Labia majör gevşemesi ve sarkması

Küçük dudaklarda olduğu gibi büyük ve sarkık büyük dış dudaklar da lokal anestezi altında küçültülebilmektedir. Ayrıca yaşa bağlı olarak içlerinin boşalıp sarkması ve dolgunluk gerginliğinin azalması ise yine yağ dokusu transferi ile düzeltilmekte ve dış büyük dudakların tekrar dolgun ve gergin görünmeleri sağlanmaktadır.

  

Vulvar Lipoplasti

Vulva alanını oluşturanlardan pubis denilen vajina üstü bölgesi ve bacak içlerindeki aşırı yağ birikmesi sonucu oluşan kontur bozuklukları basit liposuction işlemleri ile lokal anestezi ile günlük cerrahi işlem olarak düzeltilebilmektedir. Abdominoplasti yani karın germe ameliyatları” ile kombine olarak yapılan vajinal yenileme ameliyatları yardımı ile bu bölge gerilmekte ve stress urinary incontinence denilen gülerken, hapşırırken, öksürürken, spor veya günlük ev işleri gibi aktiviteleri yaparken istem dışı idrar kaçırmaları da büyük oranda düzelmektedir. Karın germe ameliyatı ile doğum veya yaşlanmaya bağlı olarak aşağı doğru gevşeyip sarkan vajinal alanlar gerilmekte ve yeniden eski olduğu yere gelmektedir.

 

Klitoris küçültülmesi

Klitoris de bu iişlemler sırasında istenirce basit bir müdahale ile düzeltilir. Klitoris tek orgazm organı değildir. Diğer orgazm alanı pubococcygeous ve transverse kasların oluşturduğu perineal bölgedir.  Vaginal yenileme bu bölgenin üst kısmında bulunan Grafenberg noktası (G noktası) da normal yerine gelmektedir.

Cerrahi tedaviler genellikle lokal anestezi altında günlük cerrahi uygulamalar olarak yapılmaktadır. Hastanede yatmayı gerektirmez. 1-7 gün içinde hastalar normal günlük aktivitelerine dönebilmekte cinsel ilişki ise yapılan ameliyatın tekniğine bağlı olarak 3- 8 hafta sonra serbest bırakılmaktadır.

 

Vajinal yenileme ameliyatları ile ilgili sık sorulan sorular

Vajinal yenileme ameliyatı ne kadar sürmektedir?
Yapılacak uygulamanın şekline göre 1-3 saat kadar sürmektedir.

Ne tip bir anestezi uygulanır?
Hastanın tercihine göre lokal veya genel anestezi uygulanır.

Ne kadar süre sonra cinsel hayatıma dönebilirim?
Yapılacak cinsel estetik uygulamasının şekline göre 3-8 hafta kadar sonra.

Normal hayatımı ve işime ne zaman dönebilirim?
Yapılan ameliyata ve ne iş yaptığınıza göre değişmekle birlikte 1-7 gün içinde.

Ne kadar ağrı ve rahatsızlık hissedeceğim?
Ameliyat olan hastalar ağrı kesicilerle hiç veya çok az ağrı duyduklarını söylemektedirler.

Ameliyat ücreti ne kadardır?
Yapılacak olan uygulamanın şekline göre hastadan hastaya değişmektedir.

Vajinal yenileme ameliyatlarının riskleri nelerdir?
Bu ameliyatlar çok güvenli ameliyatlardır ve çok az riskler içerir. Bilinen kanama ve enfeksiyon gibi cerrahi riskler yüzde 1 in altındadır.

Vajinal yenileme ameliyatı diğer estetik ameliyatları ile beraber yapılabilir mi?
Evet, diğer liposuction, meme büyütme gibi estetik ameliyatlarla birlikte uygulanabilir.

İz kalır mı?
Gözle görünen çok fazla bir iz kalmaz.



Lazer Epilasyon

Yazan admin

Lazer epilasyon ile istenmeyen tüylere kalıcı çözüm…

Vücuttaki istenmeyen tüy ve kıllar hem kadınlar hem de erkekler için estetik bir sorunlardan biridir. Vücutta istenmeyen bölgelerde çıkan kıl ve tüyler erkek veya kadın tüm bireyleri rahatsız etmekte hatta ciddi psikolojik sorunlara bile neden olabilmektedir. Bu tip kıllardan kurtulmak için pek çok eski yöntem olmasına karşılık kalıcı olarak tedavi bu yöntemlerle pek mümkün olmamaktadır.

İstenmeyen kılların yok edilmesindeki diğer klasik yöntemlerin kısa etkili ve acı verici olması lazer epilasyonun günümüzde popüler olmasına neden olmuştur. Artık tıpta pek çok alanda kullanılan lazerler, epilasyon amaçlı yani istenmeyen kılları yok etmek için de büyük bir başarı ile kullanılmaktadır. Günümüzde artık en az kadınlar kadar yüzündeki kırışıklıklardan, aknelerden, saç dökülmesinden ve vücudundaki fazla yağlardan memnun olmayan pek çok erkek vücudundaki fazla kılları da sorun etmektedir ve tedavi için lazer epilasyon kullanmaktadır..

 

Lazer ne demektir?

“Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation” ın baş harflerinden oluşan İngilizce “laser” kelimesinin Türkçe kullanımı “lazer”dir.  Lazerler bir yönde ilerleyen ve enerji içeren yoğun bir ışık üretir. Lazer ışığı renkli olduğu gibi renksiz olup görülmeyebilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Dalga boyu ve gücü lazerlerin tıp da  kullanım alanlarını belirler. Günümüzde yaygın olarak farklı tipte ve dalga boyunda lazerler tıpta değişik amaçlarla kullanılmaktadır.

 

Lazerli Epilasyonda ne tip lazerler kullanılır?  

Epilasyon amaçlı kullanılan lazerler alexandrite , ruby, diod, nd:yag olarak sayılabilir. Bu lazerlerin isimleri yaydıkları ışığın dalga boylarına göredir. Epilasyon amaçlı lazer cihazlarının teknolojisi ilerledikçe dalga boylarının arttığını görüyoruz çünkü dalga boyu vücutta ışığın etkileyebileceği alanlarda önem kazanmaktadır. Lazerli Epilasyon sırasında lazer ışığı kıl köküne ulaşana kadar cildi geçer. Lazer, kıl kökünde yüksek ısı etkisi yaparak kökün yok olmasını sağlar. Koyu renkli ve kalın tüyler ısıyı daha iyi tuttukları için lazer ile tedavileri daha başarılıdır. Tüy rengi cilt renginden koyu olanlar en kısa sürede en az yan etki ile sonuca ulaşabilirler.

 

Lazer epilasyon nedir ve kıllara nasıl etki eder?  

Lazer ile kıl kökü yok edilirken amaç seçici ısıtma yaparak yani kıl köklerindeki hücrelerin yakılarak hasara uğratılmasıdır. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder. Milisaniyeler süresinde cilde uygulanan lazer ışığı, cilde zarar vermeden geçerek kıl kökündeki pigmentlere nüfuz eder. Tüm epilasyon lazer türleri kıl gelişiminin geciktirip kılların daha zayıf ve azalarak çıkmasını sağlarlar. Kalıcı epilasyon için kıl kökünün papilla denilen kısmının yok edilmesi amaçlanır. Tedavi esnasında tüylerin büyüme aşamaları olan anajen, katojen veya telojen fazda olması tedavi açısından önemlidir. Uygulama anında kılların farklı evrelerde olması, sonucun ortalama 5-8 seans sonrası alınmasına neden olur. Lazer ışının uygulama süresi ve dozu kişinin cilt rengi ve yapısına göre değişiklik gösterir.

 

Kaç seans uygulama gerekir? 

Lazer ışığı anajen (aktif) aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir. Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar. Dolayısıyla telojen (pasif) kökler, aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir. Kalıcı bir çözüm, ancak birkaç seanstan sonra elde edilir. Kılların kalınlığı ve yoğunluğu her vücutta farklı olduğu için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir, kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişmektedir. Ortalama olarak çoğunlukla 5-8 seans, yeterli olmaktadır. Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipine göre doz seçimi yapılır. Bu sayede kıl köklerine etki edecek ama cilde zarar vermeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır. Herkesin vücut yapısı ve hormonsal seviyeleri, cilt tipi farklı olduğu için sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişir. Lazer epilasyon seansları kılları anajen (büyüme) safhasında yakalamaya uygun sürelerde tekrarlanır.

 

Lazerli epilasyonda bir seans ne kadar sürer?

Lazerli epilasyonda bir seansın süresi uygulama bölgesine göre değişmektedir. Ortalama olarak bıyık ve çene bölgesi 1-5 dakikada tamamlanırken, tüm bacaklar 30-45 dakika sürmektedir. Seans araları 4-6 haftadır.

 

Hangi bölgelere yapılabilir?

Hemen hemen vücudun bütün bölgelerine laser epilasyon uygulaması yapılabilir. Erkeklerde ve kadınlarda tüylenme dağılımı ve miktarı farklıdır. Esas olarak kadınların problemi olan aşırı kıllanma erkeklerin de kaş arası, elmacık kemiği üstü, sırt, boyun, göğüs ve ense gibi bölgelerde rahatsız edici olabilir. Her atışta 25-30 kıl kökü tahrip edilir ve bu sayede de uygulama süresi çok kısalır.

 

Lazer epilasyon her cilt rengine uygulanır mı?

Lazer epilasyon uygulaması için en ideal aday açık cilt rengi üzerinde tüyleri koyu renk olanlardır. Son teknoloji ürünü Alexandrite tipi cihazlar ile koyu cilt rengine sahip olanlar da dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılmaktadır. Bronzlaşmamak şartı ile her tüm mevsimlerde  yapılabilir.

Lazerli epilasyon güvenli midir?

Lazer epilasyon uygulaması esnasında soğutucu hava verildiği için acı hissedilmez. Lazerin ürettiği enerji bir dalgaboyu ışıktır. Cilde zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık, vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Örneğin röntgen ışınları vücutta radyasyon gibi artık bırakmaktadır ve belirli bir zaman içerisinde çok alınırsa risk doğurabilir. Ancak lazer ışığının vücutta bıraktığı herhangi bir artık yoktur ve dolayısıyla güvenlidir, ayrıca herhangi bir kanserojen etkisi yoktur. Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve etkisi, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.

Epilasyon tedavisi sonrasında iz kalır mı?

Tedavi sonrasında 5-10 dakika bazen yarım saat süren kızarıklık olabilir. Bu geçicidir. Soğutma sistemi olmayan lazerlerde, ışığın cildin üst tabakasındaki melanin pigmentlerinden de emilmesinden dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke iz kalma riski çok az da olsa her zaman mevcuttur. Soğutma sistemli lazerde cildin ısınmasına fırsat verilmeyerek yanık riski azaltılır. İz kalsa da zamanla tamamen geçer..

Lazer Epilasyon kimlere uygulanabilir ?

Tüyleri koyu renk olan herkese 12 yaşında itibaren kadın ve erkeklere uygulanabilir. İstenmeyen ve bazen aşırı olabilen kıllanma  için pek çok epilasyon yöntemi bulunmaktadır. Bunların içinde “Lazer Epilasyon” ağrısız kolay uygulanabilmesi ve etkili olması sebebiyle en çok tercih edilen yöntemdir.



Lazer ile Yüz Gençleştirme (Cilt Yenileme)

Yazan admin

Lazer ile yüz gençleştirme günümüzde Karbondioksit (C02) lazerlerinin gelişmesiyle hızla popülarite kazanmıştır.  Lazer tedavisi temel olarak,  lazer enerjisi aracılığıyla yaşlanmış ve eskimiş cilt tabakalarının, buharlaştırılıp, altından yeni ve taze bir cildin çıkması için zemin hazırlanmasıdır.

Lazer tedavisi nelere uygulanır?
Yaşlanma veya güneşin etkisi ile yanaklarda, göz altlarında ve etrafında, dudaklar  ve ağız etrafında, alında oluşmuş kırışıklıklar,  yüzeysel ve derin gülümseme çizgileri, akne lekeleri, selim karakterli kahverengi veya siyah renkli cilt  lekelerinin tedavisinde başarı ile uygulanmaktadır.

Yüzde yaşlanma ve kırışıklıklar  neden olur?
Yerçekiminin etkisi, güneş ışınları, ve günlük yaşamın stresi, yüzde bulunan dokuların gevşemesi ve sarkması ile olurlar. Göz kapakları ve etrafında, ağız çevresi ve yanaklarda, çene altında ve boyunda oluşan derin çizgiler, kırışıklıklar, katlanma ve yağ toplanmaları şeklinde yüzde belirginleşirler.

Lazer tedavisi kimlere uygulanır?
Hemofili, Vitiligo, Sedef hastaları, Keloid veya Hipertrofik nedbe hikayesi olanlar dışında her yaşta ve cinsiyette hastalara uygulanabilir. Lazer tedavisi kanser yapmaz. 2- 4 hafta süre ile bir krem verilerek cildiniz işleme hazırlanır. Lokal ve sedasyon anestezisi altında yapılır. Tüm yüz uygulaması yaklaşık 1 saat kadar sürmektedir.

Lazer tedavisinin cilde etkisi nedir?
Yaşlanma sonucunda ciltteki gevşeyip sarkmış kollajen liflerini kısaltarak gerginleştirir, bu da cildi gerer. Akne izlerinin derinliğine göre % 50 ile 95 arasında, yüzdeki kırışıklıklarda %60 ila 99 arasında, lekelerde ise %100 oranında başarı sağlanabilmektedir.

Lazer tedavisinden sonra  neler oluyor?
İşlem sonrasında hafif bir şişme ve yanma olabilir, bu verilen ilaçlarla azalacaktır. 3 gün sonra pansuman açılır ve pansumanlara bir hafta kadar devam edilir. Uygulama alanlarında kızarıklık olabilir ve bazı hastalarda bu 1-2 ay kadar devam edebilir. Bu makyaj malzemeleri ile kapatılabilir. Tam iyileşme 2-3 haftada gerçekleşir.

Lazer tedavisinden sonra nelere dikkat etmeliyiz?
Yüzünüzü güneşten kesinlikle koruyunuz, aşırı terlemekten, sıkı egzersizlerden kaçınınız, tahriş edici şekilde yıkamayınız ve size önerilmeyen krem, losyon ve parfümleri kullanılmaz.

Lazer Tedavisinden sonra yeni görünümüm nasıl olacak?
Yeni cildiniz parlak, taze, kırışıklıklar düzelmiş, akne lekeleri büyük oranda azalmış, renkli lekeler kaybolmuş, pembe ile kırmızı arası bir renkte olacak, ve kırmızılık zamanla azalarak cilt normal rengine dönecektir. Yeni cildinizin bakımı ve göstereceğiniz özen ve güneşten korumanız yapılan işlemin başarısını artırarak, genç ve taze bir cilde sahip olmanızı daha da kolaylaştıracaktır.



Burun Estetiği Ameliyatı ( Rhinoplasty – Rinoplasti )

Yazan admin

Burun Estetiği ( Rhinoplasty ), günümüzde en sık yapılan estetik ameliyattır. Burun  estetiği yüz anatomisinin en önemli yapılarından birisidir. Burun estetik görünümünden mutsuz ve bunu düzelttirmek isteyen hastalara uygulanır. Kaza veya kanser gibi çeşitli başka nedenlerle oluşan burun hasarlarının onarımı için de uygulanmaktadır. Diğer bazı hastalarda, burun tıkanıklığı ( Deviasyon ) nedeniyle ameliyat olduklarında burunlarının da estetik olarak  düzeltilmesini istemektedirler. Burun, yüzümüze ifade ve anlam katan bir organdır. Bir çok burun estetik ameliyatında bir yandan burun şekli düzeltilir, diğer yandan fonksiyon bozuklukları giderilir. Burun şeklini düzelttirmek isteyen hastalara 16-18 yaşına kadar beklemeleri gerekir . Çünkü burun kemiği gelişiminin yüzde 90’nı bu yaşlarda tamamlanır. Burun estetik ameliyatları ile birlikte yüz simetrisini ve profilinin düzelmesini sağlamak için gereken hastalarda çene ucu kemiği estetiği ameliyatı da yapılmaktadır. Çene ucu geride olanlarda ilerletme veya protez eklenmesi ilerde olanlarda ise çene ucunu geriletmek için ameliyatlar burun estetiği ameliyatları ile birlikte planlana bilmektedir.

Burun estetiği ameliyatı ( Rinoplasti ) , yüz kemiklerinin gelişimi tamamlandıktan sonra yani ergenlik çağında kızlarda 16, erkeklerde 17 yaşından sonra yapılır, estetik ile beraber şayet varsa nefes alma problemleri de düzeltilir.

Burun Estetiği ameliyatı  ( Rhinoplasty ameliyatı )  öncesi  yapılan konsültasyon sırasında bilgisayar yardımı ile nasıl bir görünüme sahip olacağı kararlaştırılır ve olabildiği oranda bu hedeflenir.

Burun estetiği ameliyatı için uygun adaylar

Burnunuz yüzünüze oranla genişse,
Profilden bakıldığında burun kemiğiniz kemerliyse,
Önden bakıldığında burnunuz çok genişse,
Burnunuzun ucu aşağıya sarkıyorsa, çok kalın ya da genişse,
Burun delikleriniz genişse,
Burnunuz çarpıksa,
Burun şeklinden ve yapısından memnun değilseniz,
Daha önceden yapılmış bir burun ameliyatının sonucunda oluşmuş bir kusur kalmışsa,
Geçirdiğiniz bir kaza sonucunda burnunuzun simetrisi bozulduysa estetik burun ameliyatları için uygun bir aday sayılırsınız.

Rinoplasti ‘de ( Rhinoplasty ) sonuçları olumsuz etkileyen faktörler

Daha önce ameliyat geçirmiş olması,
Burun derisinin kalın olması,
Hastanın yaralarının kötü iyileşmesi,
Burun ucunun kalın olması,
Burun ile yüz arasında oran açısından büyük uyumsuzluklar olması,
Burun Estetiği Ameliyatı sonrası hastanın doktorun önerilerine uymaması,
Kıkırdakların zayıf olması

Burun Estetik Ameliyatlarında Süreç

Burun estetiği ameliyatlarının amacı, buruna, yüzün diğer bölümlerine uyacak biçimde doğal bir görünüm vermektir. Bu ameliyatta, burunun boyutları küçültülür ya da büyütülür, ucu yeniden şekillendirilir, üzerindeki tümsek alınır ve üst dudak ile burun arasındaki kötü açı düzeltilir. Bazı vakalarda kontürü düzeltmek amacıyla doku eklemek gerekir. Ayrıca bu ameliyatta doğumdan gelen fonksiyon bozuklukları ya da solunum güçlüğü gibi bir çok soruna çözüm bulunur. Bu değişikliklerin biri ya da hepsi tek ameliyatta gerçekleştirilir. Burun Ameliyatı, genel ya da lokal anestezi altında muayenehanede ya da hastanede yapılabilir. Genellikle 1-2 saat kadar sürer. Burun kanatlarının içinde açılır ve burun içinden çalışılır. İzler burun içinde kaldığı için görünen bir iz kalmaz. Kesi cerraha kemik ve kıkırdakları kesmesi, tıraşlaması, yeniden şekillendirilmesi ve dış görünüşünü değiştirmesi amacıyla manevra yapmak için giriş kapısı sağlar. Burun tümseği, keski veya testere benzeri bir aletle alınır ve sonra iki yandaki burun kemikleri, daha dar bir köprü oluşturmak üzere birbirine yaklaştırılır.
Kıkırdak kesileri burnun ucunu ufaltır ve burun ucunun daha iyi bir biçim almasını sağlar. Burun kökü ile üst dudak arasındaki acıyı düzeltmek amacıyla burun ucu kaldırılır. Bu işlem, kanatları açılmış kesi sayesinde burun ortasındaki kıkırdak tıraşlanarak gerçekleştirilir. Eğer alınan tümsek genişse burun tabanı orantısız duruma gelir. Bu orantısız genişlik, tabandan üçgen bir biçimde küçük derilerin alınmasıyla daraltılır ve kıkırdakların yeni pozisyonlarda   korumak için buruna alçıdan bir atel uygulanır. Bu atel, dokuların, yerleşmesini kolaylaştırır, siz uyurken burnunuzu korur ve çarpmalara karşı bir kalkan görevi görür. Ayrıca cilde tam oturursa göz çevresinde çok az ödem oluşur . Genellikle burunun orta kıkırdağını korumak için, özellikle de cerrahi yöntem orta kıkırdaktan uygulandıysa buruna tamponlar yerleştirilir. Burun ucunda , kemik ile kıkırdak arasında iki sinir bulunur bu sinirler burun ucunun duyarlılığını sağlar. Estetik cerrah ameliyatta bu sinirleri kesmek zorunda kalabilir. Ancak elbette  ki hastanın burnunun ucu hayatının sonuna kadar hissiz kalmaz ve yandan gelen diğer sinirler bir süre sonra o bölgenin yeniden hissetmesini sağlar.
Bazı hastalarda yüz profilini bozan çene ucunu ve/veya elmacık kemiklerini de estetik olarak düzeltmek gerekmektedir. Bunun için  elmacık kemiği estetiği ameliyatı ve/veya çene ucu estetiği  ameliyatı ilave olarak yapılabilir. Her hasta için farklı uygulamalar gerekir, aynı tipte standart bir burun yapılmaz.

Rinoplasti sonrası ve normale dönüş

Hasta genellikle rinoplasti ameliyatından birkaç saat sonra evine gidip dinlenir. Hastanede kalmayı gerektirmez. Burun estetiğinde estetik ameliyat sonrası ilaçlarla kolayca geçen hafif bir ağrı olabilir. Morarma ve şişmeyi azaltmak için başınız , hafifçe yukarıda yatmanız ve gözlerinize soğuk kompres uygulamanız önerilir. Burun alçısı genellikle ameliyatın 4-7 inci günlerinde çıkarılır. Ama burun alçısının 10 güne kadar yerinde tutulduğu durumlarda vardır.

Plastik Cerrahınız, sizden, alçınızı geceleri kullanmanızı isteyebilir. Genellikle modern plastik cerrahide burun içine tampon çok gerekmedikçe konmamaktadır. Ancak gerektiği durumlarda 1-2 gün süre ile koymak gerekebilir. Göz çevresindeki morarmalar burun ameliyatından sonraki günler içinde solmaya başlar. Genellikle 2. haftada kaybolur. Burundaki hafif şişlik yavaşça geriler ancak bazıları aylarca sürebilir. Sigara kullanan hastalarda şişlikler kullanmaya oranlar 2-3 katı daha fazla olmakta ve daha geç iyileşir. Bu nedenle rhinoplasty ameliyatı sonrası sigara içilmesi pek tavsiye edilmez. Burun estetiği ameliyatlarının çoğu, burun içinden yapıldığında görülebilir yara izi kalmaz.

Gereken durumlarda burun altından kolumella denilen yardan bir küçük kesi ile de burun estetik ameliyatı yapılabilir. Sadece geniş burun kanatlarının daraltması gerekiyorsa her 2 burun kanadı kıvrımında zor fark edilir bir iz bırakacak şekilde kesi yapılabilir . Kişinin burun estetiği ameliyatı sonrası aniden normal görünüme dönmeyi umması gerçekçi değildir. Burnun son görünümünü alması haftalar, aylar, hatta bazı vakalarda bir yıl sürebilir. Düzelmenin derecesi uygulanan bakımın kapsamına ve burnunuzun, kıkırdaklarınızın ve derinizin temel yapısına bağlıdır. Şekli bozuk burunda, belirgin ve çarpıcı bir sonuç elde edilir . Hafif büyük burunda başarıyla düzeltilebilir ama belirgin bariz bir değişiklik göze çarpmayabilir.

Burun estetiği ameliyatı sonrası dikkat edilecekler

Bazı burun ameliyatlarından sonra yakınlarınız yüzünüzde büyük bir fark görmediklerini söyleyebilirler bu sözlerin başarısızlık belirtisi olarak almayın . Tam tersine , burnunuz daha “iyi “ ve “doğal “ görünüyorsa fark edilmemesi kadar normal bir şey olamaz . Sonuçta amaç, dikkat çeken yeni bir burun yaratmaktan çok yüzün genel özelliklerine yakışan orantıda ustaca harmanlanmış doğal görünümlü burun ortaya çıkarmaktır. Burun estetik amelliyatından sonra 1-2 gün içinde ayağa kalksanız da, plastik cerrahınız normal günlük yaşamınıza yeniden başlamanıza uygun bir program önerebilir. Bu program çerçevesinde koşmak, yüzmek, hatta  öne eğilmek gibi kan basıncını arttıran aktiviteler ilk birkaç ay kadar kısıtlanabilir. İşe geri dönme kararı ise kişinin şişlik ve rahatsızlık derecesine bağlı burun alçınız çıkarıldıktan sonra çürükleri örtmek için kozmetik ürünler kullanabilirsiniz. Çürüklerin geçmesi derinin hassasiyetini bir ölçüde normale döndüğünü gösteriyor. Bu süre içinde ise dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanabilirsiniz.

Burun Estetiği ( RhinoplastyRinoplasti ) günlük cerrahi işlem olarak genel veya lokal anestezi altında yapılır, hastanede kalmayı gerektirmez. Kesiler burun delikleri içinde kalacağından iz kalmaz.  Burun içine tampon genellikle konulmaz, 4-6. günde alçı çıkarılır ve yerine ödemi engelleyici kağıt bantlar yapıştırılır, 5. günden itibaren normal günlük aktivitesine dönebilir. Burun estetik ameliyatı yaptıran hastalar yüzlerini 3 ay süre ile güneş ışığından korumaları gerekir. Burun estetiği sonrasında yüzdeki şişlikler 7-10 günde, burundaki şişlikler ise 6-10 haftada iner, tam burun şeklinin oturması ise 1 yıldır. Hasta bantların çıkarılmasından sonra burnunu korumalı, ağır gözlük kullanmamalı, verilen masajları düzenli olarak yapmalıdır. Burun ameliyatları sonrasında lens kullanımı 3-4. günden sonra serbesttir.

  • burun estetiği


  • Dudak Estetiği

    Yazan admin

    Dolgun dudaklar neden hoşumuza gidiyor biliyor musunuz? Çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar ayni zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından birisi. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalıdır. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki  gençlik ve sağlık ifadesini güçlendirir.

    Dudaklar kimilerinde doğuştan yani ailesel olarak ince ve belirsizdir. Kimilerinde ise yaşlanmaya bağlı olarak dokuların erimesiyle incelir ve kırışarak dolgunluk ve diriliğini kaybeder. Dokuların gevrekliği ve dolgunluğunun azalması yüzdeki deri, kas ve yağ miktarlarının azalması ve erimesi sonucudur. Yüz derisi ve bununla beraber diğer yapılar yanaklar, boyun derisi, göz kapakları, kaşlar ve tabii ki dudaklar yerçekimi ile aşağı doğru sarkar. Dudakların sarkması ile bu tip hastalarda güldükleri ve konuştukları zaman alt dişler görünür hale gelir ki alt dişlerin görülmesi (dental show) yaşlılık ifadesidir. Gençlerde ise durum tam tersine güldükleri ve konuştukların da üst dişler daha görünür haldedir ve alt dişler görünmez. Bu da genç yüz ifadesidir.

    Kimlere uygulanır?  Dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler yada daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih edilir. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar örneğin siyah ırktan olan hastalar gibi dudakları normalden kalın olanlarda inceltme ameliyatları da yapılmaktadır. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda da yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar da yapılmaktadır ki bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşımaktadır.

    Nasıl Yapılıyor? Amaç dudakları kalınlaştırmak ve konturlarını daha belirgin hale getirmek, kırışıklıkları azaltmak ve dolgunlaştırmaktır. Ancak doğal bir görünümün de korunması başlıca hedeflerindendir.
    Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem bulunmaktadır. Bunları yöntemleri 3 ana  grupta inceleyebiliriz.

    1. Yabancı dolgu malzemeleri:

    Sıvı Silikon ve Silikon Yağı: Yüz dokularına enjekte edilerek kullanımı 1960-70 ler de popüler olmuştur. Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır. Burada ki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklıdır. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştirilmekte ve istendiğinde çıkarılmaktadır. Hiçbir sakınca içermemektedir. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılmakta ve çıkarmak imkansız hale gelmektedir. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açmaktadır. Ülkemizde bazı otel odalarında, evlerde ve bazı güzellik salonlarında gizli olarak bazı yetkisiz kişiler bu tip silikon dolgusu yapmaktadırlar. Bu nedenlerle dikkatli olunmalı kesinlikle yaptırılmamalıdır. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamamaktadır.

    Geçici dolgu maddeleri; Kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemelerdir. Kollajen sığır derisinden elde edilmektedir. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durmuştur. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski vardır, test yapılmadan kullanılmaz. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzemedir. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basittir ve hasta hemen normal hayatına döner. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı olur ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekir. Kimyasal olarak elde edilmektedir ve alerji yapmaz, risksizdir. Bu maddeler derinin hemen içine enjekte edilir. Dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılırlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalırlar. 4-6 içinde vücuttan eritilerek atılır. Yani etkisi geçicidir ve her 6 ayda bir yaptırmak gerekir.

    Bu tip iğne ile yapılan ve vücuttan atılmayan yani kalıcı olarak düzelme sağlayan pek çok kimyasal madde vardır. Bunlar vücutta 4-5 yıl kadar kalabilmektedir. Böyle enjeksiyon tipi uygulamalar son derece basittir. Yapıldıktan hemen sonra hasta normal günlük hayatına devam edebilir.

    Diğer katı formdaki dolgular; Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemelerdir. Alloderm insan derisinden elde edilir. Konulduktan sonra 1 yıl içinde eriyerek kaybolur. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesidir.

    2. Hastanın kendi dokuları ile doldurmak… Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar;

    Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte edilir. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin % 20-30 u geriye kalır. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabilir. Hiçbir zararı yoktur alerji vs.. gibi riskler içermez. İşlem lokal anestezi altında yapılır. Şişlikler birkaç günde geçer. Son derece kolay bir uygulamadır. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkilidir.

    Deri Hücreleri ; Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte edilir. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerektirir. Zararsız ve en iyi yöntemlerden birisidir. Alerji riski yoktur.

    3. Dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek. Dudakları dolgu maddesi kullanmadan basit ameliyatlarla kalınlaştırmak mümkündür. Pek çok teknik mevcuttur. Bu yöntemlerden uygun olanı plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçer. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınır. Diğerleri gibi geçici değildir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.

    Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmektir.Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılır ve daha sonra arada kalan deri çıkarılır ve dudak derisi üstteki cilde dikilir ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış olur. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için mükemmel bir çözümdür. Sonuç kalıcıdır.

    Boğa boynuzu yada burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılır ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış olur. Burun altında ince bir kesi izi kalır. Bu teknik üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılır. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış olur. Sonuç kalıcıdır.

    Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa veilen isimdir.Dudak kenarları belirgin ve dolgundur.

    V-Y tekniği: Üst  ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılır. Sonuç kalıcıdır. Değişmez.

    Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten  sonra bağlanır ve dudak yukarı doğru kaldırılır. Görünen bir iz kalmaz. Oldukça etkili bir yöntemdir.

    Yüzde bütünlüğü tamamlaması açısından en önemli unsurlardan olan dudakların estetiği alınan etkili sonuçlar ve basit uygulama yöntemlerinden olması nedeniyle oldukça popülerdir.

    • No Related Post



    Meme Dikleştirme

    Yazan admin

    Meme bir kadın için olmazsa olmaz organların başında gelmektedir. Meme dişilik ve doğurganlığın, bereketin sembolü olarak yüzyıllardan beri  çeşitli anıtlarda heykellerde sembol olarak kullanılmıştır. Anadolu’nun bereket tanrıçası KİBELE’nin heykeli sayısız memeler ile tasvir edilmektedir. Günümüzde ise dişiliğin ve güzelliğin ifade olarak oldukça önem taşımaktadır.

    Hamilelik veya yaşlanmaya bağlı olarak meme dokusu azalmakta ve memelerin içi boşalarak yada dış derisi aşırı derecede bollaşarak memelerin sarkmasına neden olur. Zaman içinde çeşitli nedenlere bağlı olarak sarkan memeler estetik ameliyatla dikleştirildiğinde bütün dış hatları daha da gençleşir.

    Memelerin sarkması, derinin elastikiyetini kaybetmesi, yer çekimi ve sık sık kilo alıp verme, hamilelik, emzirme gibi nedenlerden kaynaklanır. Zaman içinde memeler şeklini ve sertliğini yitirir. Bazen genç kızlarda bile genetik olarak memelerde sarkma olabilir. Sonuçta sarkma meydana gelir, çok sayıda hasta memelerin büyüklüğünden şikayetçi olmasa da daha genç bir yapı ve biçime sahip olmak için göğüs dikleştirme ameliyatına başvurmaktadır. Mastopeksi de denilen ve genellikle lokal anestezi altında bile yapılabilecek basit bir ameliyatla memeler yeniden eski dolgunluk ve dikliğine kavuşturulabilmektedir.

    MEME DİKLEŞTİRME AMELİYATINA UYGUN ADAYLAR :

    Memeleriniz, büyüklüğü vücudunuza göre orantılı olmakla birlikte sarkmışsa, Sertliğini kaybetmemişse, Meme uçları ve çevresindeki kahverengi kısım aşağıya doğru bakıyorsa, şekli bozulmuş ve ileri derecede büyümüşse meme dikleştirme ameliyatı için uygun bir aday olabilirsiniz. Memelerin sarkması ve sertliğini  kaybetmesi kimi kez kalıtımsal olabilir. Bazı vakalarda ise iki meme birbirinden farklı gelişebilir, biri sert ve dikken  diğerinde belirgin bir fark görülebilir. Bazen büyükleri birbirinden farklı olabilir. Kadınların memelerin ikisi de aynı boyutta veya aynı diklikte olmayabilir. Küçük memelere olduğu kadar büyük memelere de dikleştirme yani boyutlarını değiştirmeden biçimini düzeltmek ve damla gibi dikleştirmek mümkündür.

    AMELİYAT SÜRECİ

    Yapılacak olan meme dikleştirme ameliyatı usta ellerde oldukça kolay ve risksiz bir ameliyattır. Genel anestezi ile hatta lokal anestezi ile öğle tatilinde bile yapılması mümkündür. Bu tür vakalarda yapılacak işlem , meme dokusunun toparlanması genişlemiş meme ucunun küçültülmesini ve fazla olan derinin kesilerek çıkarılması ile memeye yeniden şekil vermesidir. Ancak meme dokusunda küçülme de söz konusu ise ameliyat sırasında küçük bir destek yani bir  protez yerleştirilebilir. Bu protez hem dolgunlaşmasını hem de büyümeyi sağlar. Ameliyat yapılacak olan uygulamanın boyutuna göre 1-3 saat kadar sürmektedir. Ne yapılacağı hastadan hastaya değişiklik göstermektedir.

    Ayrıca çok az sarkmış göğüslerde sadece  protez yerleştirilerek toparlama da mümkün. Ama göğüsleri sarkmış olan hastalarda büyütme ve toparlatma işlemleri bir arada yapılır. Burada önemli olan meme dokusudur. Meme dokusu yeterli ise toplama ameliyatı ile memeye istenen biçim verilebilir. Bu ameliyatlarda meme yapısı ve derisi toparlanıp meme ucu yukarı alınır, ameliyat sadece meme başından yapılabildiği gibi şekil bozukluğu fazla olduğundan meme altına kadar da uzayan bir kesi açılır. İleri vakalarda ise meme altında T şeklinde bir kesi yapılır. Kesilerin izleri beyaz tenli hastalarda zaman içinde iyice azalır. Genel uygulama ve tavsiye edilen teknik Vertikal Mastopeksi denilen meme başının etrafından ve alta doğru uzayan bir iz şeklinde yapılmaktadır. Buna lolipop kesisi de denilebilir.

    AMELİYAT SONRASI NORMALE DÖNÜŞ

    Hastanın , ameliyat sonrası özellikle dikkat etmesi gereken çok önemli bir nokta yok. Böyle bir ameliyat geçiren hasta  ertesi günü işine dönebiliyor. Ciddi bir ağrı söz konusu değildir. Konulan bandajlar 15 gün kadar memelerin şekillenmesi ve yaraların sorunsuz olarak iyileşmesi için bekletilir. Bu süre boyunca kesinlikle sigara içilmemesi gerekir. Bandajlar  15 günün sonunda çıkarılır, hastanın ameliyat sonrası kendini zorlayıcı ya da yorucu aşırı kol hareketlerinden sakınması gerekir. Hastanın  ameliyattan sonra 7 –14 gün boyunca cinsel aktivitesini kısıtlaması gerekir. 2-3 ay kadar özel sutyenler kullanılır. Meme bu süre içinde son şeklini alır, başlangıçta yukarı doğru ve biçimi bozuk gibi görünen meme yavaş yavaş yerçekimi ile aşağı doğru inerek ucu ve kendisi dik olarak son şeklini alır. Ameliyatta süt kanallarına dokunulmadığı için süt vermeyi engelleyecek herhangi bir soruna yol açmaz. Tam iyileşme 3-6 ay kadar sonra tamamlanmaktadır.

    Meme ucu estetiği.

    Son zamanlarda  meme ucunu belirgin göstermek için bazı protezler satılmaktadır. Bunlar genellikle yurt dışında oldukça önem verilen meme uçlarının T-short altından daha dik ve belirgin görülmesi için  kullanılan yapışkanlı protezlerdir. Ülkemizde ise tam tersi kadınlar göğüs uçlarının belli olmasından rahatsız olmaktadır.

    Bazı kadınlarda meme uçları içeri doğru dönük yada normalden küçüktür. Bunları basit bir ameliyatla kalıcı olarak dışarı çıkarmak daha belirginleştirip büyütmek yada tam tersi küçültmek mümkündür. Çünkü çocuk emziren yada genetik olarak bazı kadınların meme uçları normalden büyük olmaktadır. Bu tip büyük meme uçlarını da küçültmek basit bir cerrahi işlemdir.

    • No Related Post



    Meme Büyütme (Silikon veya Sulu Protez ile)

    Yazan admin

    Genetik veya hormonal  sebeplerle memelerde yetersiz büyüme, memelerde asimetrik farklar olan, hamilelikler  yada fazla kilo kayıpları sonucu memeleri küçülmüş kişilere uygulanabilmektedir.

    Meme büyütme ameliyatı genellikle silikon gel veya serum fizyolojikli meme protezleri kullanılarak yapılmaktadır. Silikon protezlerin kanser yaptığını ispatlayacak bir çalışma yoktur. Hastanın kendi yağı kullanılarak meme büyütme yapılması bir çok tıbbi sakıncalar içermektedir. Konulan yağ zamanla taşlaşarak meme filminde meme kanserini taklit eden görüntülere neden olarak doktoru yanıltmakta ve teşhiste hata risklerine neden olmaktadır. Konulan yağ zamanla vücut tarafından eritildiği için, memenin 6 ay gibi kısa bir zamanda tekrar eski haline dönmesine neden olmaktadır. Bu yöntem sakıncaları nedeniyle tercih edilmemektedir.

    Konulacak protezin cinsi ve memenin büyüklüğüne hasta ile yapılan konsültasyon sırasında karar verilir. Genellikle serum fizyolojikli yani tuzlu su içeren protezler kullanılmalıdır. Sıvı silikon içeren protezler FDA onaylamadığı için Amerika da kullanılmamaktadır. Jelli protezlerin  sızdırma riski olduğu bildirilmektedir. Her hangi bir patlama durumunda ise sıvı silikonun vücuda yayılma riski vardır. Sulu protezler de ise patlama durumunda hasta hiçbir zarar görmez sanki bir bardak su içmiş gibi vücut tarafından emilir ve idrar yoluyla atılır.

    Protez ile meme büyütme ameliyatı günlük cerrahi işlemdir ve hastanede kalmayı gerektirmez. Meme başındaki kahverengi ve beyaz bileşkeden girildiğinden daha fazla iz kaldığından koltuk altından yapılan 1.5-2 cm lik bir kesiden protez meme dokusu altına veya kas altına yerleştirilir. Bu sayede memede herhangi bir iz kalmaz ve koltuk altındaki iz zamanla kaybolur.

    Meme başından veya meme altından kesi yapıldığında memeyi ve kası kesmek ve sonra yeniden dikmek gerekir ve bu nedenle iyileşme daha uzun sürmektedir. Koltuk altından yapıldığında iyileşme daha hızlı olmaktadır. Ayrıca meme ucundan yapılan müdahalelerde meme ucu his kaybı riski çok daha fazladır. Ameliyat süresi yaklaşık 15-30 dakika kadardır.

    Dikiş izi kalmaması için cilt yapıştırılarak kapatılır. Yara iyileştikten sonra belirgin bir iz kalmaz.  Ameliyat sonrası özel bir sütyeni 2-4 hafta süre ile takar, 1-5 gün içinde normal günlük aktivitesine döner. 2-3 hafta kadar ağır spor ve egzersiz yapılmaz. Protez  meme dokusu altında olduğu için hasta rahatlıkla çocuk doğurabilir ve süt verebilir.

    En sık problem kapsül oluşmasıdır. Bu protez etrafında vücudun oluşturduğu bir kılıf ile protezi sıkıştırmasıdır. Bunun oluşması ameliyat sonrası tarif edilen masajların düzenli yapılması ile büyük oranda engellenebilir.



    Liposuction (Yağ Alma)

    Yazan admin

    Estetik plastik cerrahinin gelişmesi ve ilerlemesiyle liposuction (liposakşın) uygulamaları hızla artmış ve günümüzde lokal anestezi ile yapılabilen günlük cerrahi bir işlem olmuştur.

    Fazla yağlardan onları aldırarak kurtulabilirmiyiz?
    Pek çok insan fazlalıklardan kurtulmak, zayıflamak ve daha iyi görünmek, kendini daha iyi hissetmek için kliniklere, zayıflama merkezlerine ve spor salonlarına koşmakta, sayısız diyet ve zayıflama yöntemlerini denemekte…

    Fazla yağlardan kurtulmak için mezoterapi, LPG masajları, akupunktur, oksijen tedavileri, karbondioksit tedavileri, su tedavileri, bitkisel tedaviler, sarma tedavileri, ısıtma tedavileri gibi daha burada sayamayacağım kadar çok tıbbi olduğu iddia edilen yöntem piyasada denenmekte ve satılmaktadir ki bunların hemen hemen tamamı etkisiz, vakit ve nakit harcamaktan ve bu işle uğraşanlara para kazandırmaktan başka bir işe yaramayan uygulamalardır.

    Zayıflamak ve fazla yağlardan kurtulmanın sadece bir tek yolu vardır o da düzenli bir spor ve beslenmedir. Bunun dışında tüm çabalar boşuna olacaktır. Altın kural bunu bir yaşam biçimi haline getirmek ve uygulamaktır. Aksi taktirde verilen tüm kilolar er yada geç geri alınacak ve harcanan bütün emekler, çekilen tüm sıkıntılar ve para boşa gidecektir. İşte liposuction (liposakşın) burada devreye girerek zayıfladıktan sonra kalan fazlalıkları alam işlemidir.

    Bu yolda en sık başvurulan bir yöntem de yağları aldırmak yani liposuction (liposakşın) ameliyatıdır. Ancak liposuction (liposakşın) halk arasında bilindiğinden farklı olarak bir zayıflama yöntemi değil, bir vücut biçimlendirme yöntemidir. Vücudun belli bölgelerinde birikmiş yağları alarak vücut konturlarını daha düzgün duruma getirmek için yapılan bir ameliyattır. Burada yapılan, kişi verebildiği kadar diet ve sporla yağlardan kurtulmalı sabit bir kiloya ulaşmalı daha sonra kalanları bu yöntemle alarak düzgün ve biçimli bir vücuda kavuşmak amaçlanmalıdır.

    Liposuction (liposakşın) fazla olan yağların sıvı ile eritildikten sonra çok ince kanüllerle vakum uygulanarak emilmesi işlemidir. Liposuction’ın kelime anlamı Lipo = yağ, Suction = emmek, yani yağ emmek, yağ çekmek olarak Türkçe’ye çevrilebilir.

    Bu yöntemle alınabilecek yağ miktarı bellidir. Belli bir limitin üzerine çıkamazsınız aksi taktirde hastanın hayatını riske sokarsınız. Bu limitte maksimum 3-5 kiloyu geçemez. 80-100 kiloluk bir hastanın 15-20 kilo vermesi gerekirken bunun bir anlamı olmayacaktır ki bu hasta birkaç haftalık dietle bu 3-5 kiloyu rahatlıkla verebilir. Bu yüzden bu kişiler ilk önce ideal kilolarına inmelidir.

    Estetik plastik cerrahinin gelişmesi ve ilerlemesiyle liposakşın uygulamaları hızla artmış ve lokal anestezi ile de yapılabilen günlük cerrahi bir işlem haline gelmiştir. Liposuction (liposakşın) tekniğinde fazla yağ olan bel basen kalça göbek gibi bölgelere bol miktarda serum fizyolojik, lokal anestezik ve epinefrin denilen kanamayı azaltıcı bazı ilaçların karışımı verilir. Yağ hücrelerinin aralarına giren su sayesinde hücreler daha kolay dışarı çekilebilir. Böylece şişirilen bölge daha kolay biçimlenmekte ve her hangi bir kanamayı önlemektedir. Bu sayede eskiden kuru teknikte olduğu gibi hastalara kan vs… vermeye gerek kalmadan basit ve hastayı tehlikeye atmadan daha fazla yağ alınabilir.

    Ameliyattan önce hastaların plastik cerrahlara en çok sordukları soru “liposuction olduktan sonra yağlar yine aynı bölgedeler de birikecek mi? Vücudun belli bölgelerinde yerleşen yağ dokuları diyet ve spor ile erimeyecek kadar inatçıdır. Ama bu dokular liposuction ameliyatından sonra aynı yerde yeniden yağ hücreleri üretmez. Başka bir deyişle liposuction ameliyatlarında elde edilen sonuç kalıcıdır. Ameliyattan sonra tekrar şişmanlarsanız , vücudunuz bütün olarak genişler ama eski çıkıntılar oluşmaz.

    Ancak ameliyatın başarılı olabilmesi bazı koşullara bağlı. Örneğin, yağlar alındıktan sonra derinin büzülerek düzgün bir yüzey alması için elastikiyetini kaybetmemiş olması gerekir. Tıpkı hamilelik sonrası karın derisinin karnın kendini yeniden toparlama aşamasında olduğu gibi. Deri elastikiyetini kaybetmiş ise “liposuction” başka ameliyatlar da desteklenir. Yani yağlar alındıktan sonra gevşeyen ve sarkan deri kesilerek çıkarılır. Derinin ince ve kalın olması da sonucu etkiler.

    Liposuction (liposakşın) ergenlik yaşını geçmiş sistemik bir hastalığı olmayan kadın veya erkeklere rahatlıkla uygulanabilir. Hastanın tercihine bağlı olarak lokal veya genel anestezi ile başka estetik ameliyatlarla birlikte de (Ör; meme büyütme, karın germe gibi) uygulanabilir. Halk arasında söylenen sanki yeni bir uygulamaymış gibi yansıtılarak uydurulan “Liposhaping, lipoline, liposoft” gibi terimler tamamen aynı tekniktir ve hiç bir farkı yoktur.

    Islak teknik denilen günümüzün Liposuction tekniğinde fazla yağ olan bölgelere bol miktarda serum fizyolojik, lokal anestezik ve epinefrin denilen kanamayı azaltıcı bazı ilaçların karışımı verilir. Yağ hücrelerinin aralarına giren su sayesinde hücreler daha kolay dışarı çekilebilir. Böylece şişirilen bölge daha kolay biçimlenmekte ve her hangi bir kanamayı önlemektedir. Bu sayede eskiden kuru teknikte olduğu gibi hastalara kan vs… vermeye gerek kalmadan basit ve hastayı tehlikeye atmadan daha fazla yağ alınabilir.

    Riskler; Sanıldığının aksine emboli riski diğer bütün ameliyatlarda olduğu kadardır ve oldukça nadirdir. Hastalarda bazen uygulama alanlarında geçici uyuşukluk olur. Bu teknikte en önemli risk ameliyat sonrası ciltte oluşabilecek dalgalanma ve düzensizliklerdir. Burada cerrahın yeteneği ve becerisi kadar hastanın da ameliyattan sonra kendisine bakması kilosunu koruması gerekir.

    İdeal hasta; spor, diyet, vs ile inceltilemeyen bölgelerde fazla yağları olan hastalardır. Liposuction vücudun her yerinde uygulanabilir. Kadınlarda sıklıkla karın, bel, kalça, basen, sırt, boyun, bacak ve diz içlerinde, erkeklerde memelerde (jinekomasti) karın ve bel bölgeleri gibi.

    Ameliyat sonrası İyileşme ve normal günlük aktiviteye dönüş şaşırtıcı derecede çabuk olur. Hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün normal yaşamlarına döner. Hastane veya klinikte kalmayı gerektirmez. Sıkı bir çorap veya korseyi yaklaşık 3-4 hafta süre ile giyerler ki bu işlem sonrası iyileşmeyi hızlandırmak için gereklidir. Morluklar ıslak teknikte kuru tekniğe oranla oldukça azdır ve 2-3 haftada tamamen kaybolur. Ağrı yok denecek kadar azdır ( kuru teknikte çok fazla ) ve hastalar ancak Liposuction (liposakşın)  yapılan yerlerine bastıklarında ezik, çürük ağrısı duyarlar.

    Bu bölgelerdeki fazla yağların alınmasıyla hastanın vücut hatları düzelir ve hasta daha estetik ve zayıflamış görünür. Aslında bir zayıflama metodu değildir, vücut hatları düzeldiği için hasta zayıf görünür. Örneğin, basen ve belden alınan yağlarla buralarda incelme sağlanır, böylece hastanın kalça boyutları küçülür, bu da onu zayıflamış gösterir.



    Karın Germe (Abdominoplasty)

    Yazan admin

    DÜZ  BİR  KARIN İÇİN…

    Genellikle kadınlarda olmakla birlikte erkeklerde de aşırı kilo alma sonucunda karın derisi ve kaslarında oluşan deformasyona bağlı olarak sarkması ve gevşemesi olmaktadır. Kadınlarda en önemli etken  geçirilmiş hamileliklerdir. Karın ön duvarını yapan ve iç organları içerde tutarak karnın düz görünmesini sağlayan kasların arasında bulunan dokuların yırtılması ile kaslar birbirinden ayrılır ve içerden organların itmesi ile karın dışarı fırlak ve sarkık görünür. Karnınız sadece yağlanmakla kalmamış, ayrıca kasların araları açılmış ve sarkmışsa “abdominoplasty” ameliyatı ile yepyeni bir görünüme kavuşmanız mümkündür.

    İdeal çözüm, tıp litaratürün de “abdonomiplasty (karın germe)” adıyla anılan estetik karın ameliyatıdır. Bu ameliyatı olmak için daha çok hamilelik sonucu oluşan çatlaklar ve sarkmalardan kurtulmak  isteyenlere yapılmaktadır. Karın derisini gevşemesi ve karından yağların oluşması nedeni katılımsal olabilir. Ancak önemli ölçüde kilo kaybıda karın derisinin gevşeyip sarkmasına yol açar.  Ayrıca bu ameliyatta hamilelik sonunda karnın genişleyen ön duvarı daraltılır, gevşeyip araları açılmış karın kaslarını sıkılaştırılır ve sarkan karın kaslarının derisinin fazlası yağlarla birlikte alınır. Karındaki gevşeme çok hafiften ileri derecelere varabilir.

    AMELİYATA UYGUN ADAYLAR

    * Karın deriniz iyice gevşemiş ve öne doğru sarkmışsa

    * Karnınız öne fırlamışsa ve vücudunuza oranla büyümüşse

    * Karın kaslarınız gevşeyip araları açılmışsa

    * Karnınızdaki dokularının hacmi genişlemişse karın ameliyatı için iyi bir aday sayılabilirsiniz.

    AMELİYAT SÜRECİ… Karın germe ameliyatı, genel anestezi altında yapılır. Ameliyatta  mini abdominoplasti ve abdominoplasti olmak üzere iki yöntem uygulanır. Mini abdominoplasti çok az sarkmış karınlara, abdominoplasti  ise karın duvarının ileri derecedeki deformasyonu olan vakalarda kullanılır. İlk önce karın ve çevresindeki fazla yağlar “Liposuction (Yağ çekme)” yöntemi ile alındıktan sonra kasıkta daha önceden  işaretlenen ve genellikle sezeryan yerinden bir kesi ile girilerek zayıflamış olan karın kasları ve varsa göbek  fıtığı tamir edilir.  Böylece gevşeklik giderilir. Karnın ön duvarını oluşturan kasların arasındaki 0.5 cm kadar olan mesafe, hamileliğe bağlı olarak 20-25 cm ye kadar açılır ve asla eskisi gibi kapanmaz. Ameliyatta bu  gevşeme daraltılır ve karın duvarı gerilerek küçültülür, sonuçta bel inceltilmiş yani doğumdan önceki boyutlarına gelmiş olur. Sarkan deri gerilerek aşağı çekilir ve fazla bölümü kesilerek atılır. Cilt altına birikebilecek sıvıları dışarı almak için bir dren yerleştirilir ve yenilenen karın derisi yeni yerine dikilir. Ameliyat yaklaşık 1-2 saat kadar sürer.

    Ayrıca karında sadece yağ fazlalığı söz konusu olduğunda , bu yağlar “liposuction (yağ çekme)” yöntemiyle alınır. Yani liposuction’dan yardımcı yöntem olarak faydalanılır. Karın duvarındaki gevşeklik giderilip derinin fazlalığı kesilip alındıktan sonra bel ve kalçaların yan tarafındaki yağlar “liposuction “yöntemiyle alınıyor , karına düzgün bir biçim veriliyor. Kesiler bikini altında kalacak şekilde yatay olarak yapılır. Zaman içinde bu kesi izleri belirsiz görülür duruma gelir.

    AMELİYAT SONRASI VE NORMALE DÖNÜŞ… Estetik karın ameliyatından sonra hastalar 1-2 gün hastanede yatar ve birkaç gün de evinde dinlenir. Ameliyatın ertesi günü kan dolaşımını sağlamak için yürümeniz gerekir. Ayakta dik olarak duramazsanız bile ilk haftaları oturarak yada yatarak geçirmemeniz gerekir. Uzanmak, öne eğilmek gibi hareketlerin karın kaslarınızı zorlayıp şişlikleri artıracağını , hatta kanamaya yol açacağını unutmayalım. Yatağa bağlı olmak yerine fazla olmamak şartıyla dolaşmanız önerilir. Drenler ameliyattan sonraki ilk günler içinde çıkarılır. İlk haftalarda görülen şişlikler ve morluklar normaldir ve zamanla azalmaya başlar . Ancak şişliklerin tümüyle geçmesi ve ameliyatın kesin sonucunu görebilmeniz için 1-2 ay beklemeniz gerekir. Ameliyattan 1 hafta sonra işinizin başına dönebilirsiniz. Liposuction  yapılmışsa 3-4 hafta kadar korse giymeniz gerekir. Normal yürüyüş tavsiye edilir. Göbek dışında alınacak dikiş yoktur, yara doku yapıştırma yöntemi ile kapatılır ki bu daha az iz kalmasına neden olur.

    SADECE ESTETİK FAYDASI MI VAR? Karın germe ameliyatı sadece estetik düzelme sağlamakla kalmayıp bozulmuş ve deforme olmuş anatomik yapıyı onararak pek çok fonksiyonel bozukluğun düzelmesini sağlamaktadır. Sırt ve bele asılı duran iç organlar, karın duvarı önden destek olamadığı için sarkarak bel ve sırt ağrılarına, barsaklardaki sarkma sonucu dolaşım bozukluğuna yol açtığından sindirim bozuklukları ve hazımsızlık şikayetlerine yol açar. Hazımsızlık ve gaz şikayetleri doğum yapmış pek çok kadında mevcuttur. Karın duvarının sarkması sonucu kadın cinsel organı da aşağı doğru sarkmıştır. Bu ileri yaşlarda idrar kaçırma şikayetlerinin ortaya çıkmasına ve cinsel haz oranını azaltır.

    Görüldüğü gibi karın germe ameliyatı sadece düz ve estetik bir karın değil aynı zamanda daha sağlıklı ve sorunsuz bir anatomik yapı sağlamış olur.



     
    Arkadaşına haber ver

     
      © 2010 Operatör Dr. M. Nuri Battal
     
  • burun estetiği
  • burun estetiği
  • estetik